Bu proje, 15.-17. yüzyıl Osmanlı tarih ve coğrafya eserlerinde yer alan iklim tipolojilerini (matematiksel ve bölgesel olarak coğrafi sınıflandırmaları) analiz etmeyi, bu tipolojilerin oluşumunda etkili olan faktörleri belirlemeyi ve şehirlerin bu tipolojilere göre nasıl tasnif edildiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Osmanlı tarihçi ve coğrafyacılarının şehirleri nasıl tanımladıkları, dünyayı nasıl tasavvur ettikleri ve bu bağlamda coğrafi bilgiyi nasıl sistematize ettikleri de araştırmanın odak noktaları ve temel sorularındandır. Bu süreçte, Osmanlı coğrafya geleneğinde yedi iklim ve örfi iklim kavramları belirleyici bir rol oynarken, zamanla yeni iklim tanımlamaları da geliştirilmiştir. Projede, bu kavramlar yüzyıllar ve yazarlar bağlamında karşılaştırılacak, Osmanlı coğrafyacılarının bu kavramları nasıl ele aldıkları ve dönüştürdükleri detaylı olarak incelenecektir.
Edirne Valiliği desteği ile Edirne'de Geleneksel Türk Sanatları Müzesi kurulması projesi
Edirne'de 15. yy'dan kalma Peykler Medrese'nin Mimar Sinan Müzesi olarak tanzim ve tefriş edilmesi.
II. Meşrutiyet Dönemi, İslâmcılık, Türkçülük ve Batıcılık gibi fikir akımlarının ortaya çıktığı ve bu akımlar vasıtasıyla “neden geri kaldık ve nasıl kurtulabiliriz?” sorularına cevap arandığı bir dönem olmuştur. Bu fikir akımlarının kendilerini ifade edebildiği en önemli platform ise matbuat yani gazete ve dergilerdir. Osmanlı Devleti’nin doğum sancıları ile sarsıldığı ve yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kabuğunu çatlattığı bu son derece kritik dönemin “tefekkür kaleleri” İslâm Mecmuası, Türk Yurdu, İctihâd gibi dergilerdir. Bu yayınlar arasında İslâm Mecmuası 1914-1918 yıllarının zorlu şartları içinde 63 sayı olarak yayınlanmış olup, devrin birçok ilim ve fikir ehlinin makaleleri burada neşredilmiş ve mecmua birçok tartışma ve yeni düşüncelere sahne olmuştur. İslâm Mecmuası bir okul olmak vasfıyla sadece zikredilen yayınlar arasında değil Osmanlı matbuatının iki asırlık tarihinde bile benzersiz bir yere sahiptir. Popüler gazete ve dergilerin “efkâr-ı umumiyeyi tenvir etmek” yani “kamuoyunu aydınlatmak” misyonundan öte bir misyonu vardır. Bu mecmuada modern Osmanlı-Türk toplumunun dini, içtimai, siyasi ve iktisadi meselelerine çözüm aranmakla yetinilmemiş, bu çözüm arayışının kalıcı kazanımı olarak Türkiye’de beşeri ilimler terminolojisi vücuda getirilmiştir. Terminoloji / kavram çantasının yanı sıra önemli bir yekûnu güncelliğini koruyan ve günümüz meselelerine de ışık tutma vasfını taşıyan bu fikirler hazinesinin yeni nesillerce bilinmesi ve tanınması zaruri olmuştur.Bu çerçevede Zeytinburnu Belediyesi tarafından desteklenen “İslam Mecmuası” ar-ge projesinde II.Meşrutiyet dönemi fikir akımları içerisinde İslamcılık düşüncesinin oluşumu, gelişimi ve etkileri derginin yazarları, dergideki makaleler ve derginin etrafında oluşan fikir atmosferi çerçevesinde incelenmiştir. Bu proje neticesinde derginin 63 sayısındaki tüm makalelerin transkripsiyonu yapıldı. Fihrist ile kişi, kavram ve yer indeksleri hazırlandı. Mecmua yazarlarının siyasi, akademik ve edebi hayatları ile ilgili kısa biyografiler oluşturuldu ve mecmuada ele aldığı konular ve dönem ile ilgili değerlendirme makaleleri yazıldı. Bu ar-ge projesi neticesinde elde edilen temel bulgular şu şekilde sıralanabilir:- Mecmua, Türkiye’de sosyoloji biliminin ve hususiyle de din sosyolojisi çalışmalarının ortaya çıkışının habercisidir. Ziya Gökalp’in bunda katkısı büyüktür. - İslâm dünyasının geri kalış sebepleri, dînî hayatta hurafe etkisinden çıkmak, Asr-ı Saadet sadeliğine dönmek, Müslümanların içinde bulunduğu atalet ve çözüm teklifleri, kadınların toplumsal ve iktisadi hayattaki yeri, aile, evlilik ve çok eşlilik meseleleri, milli iktisat ve milli sermaye konuları, milli iktisat için eleman yetiştirmenin önemi, ticaret ve sanayi alanındaki başarılar ve girişimcilik örnekleri, yabancı sermayeye karşı milli sermayenin ön plana çıkarılma çabaları, ticaret ve sanayide başarılı Müslümanlar, din edebiyat ilişkisi, İslâm büyüklerinin biyografileri, Türk ve İslâm âleminden havadisler gibi pek çok başlık derginin gündemindedir. - Dergi’nin kadrosundan bazıları Cumhuriyet döneminde önemli görevler de üstlenmiş ve bu fikirler sonraki yıllarda da tartışılmaya devam edegelmiştir.- Derginin muhtevasındaki konular günümüzde de büyük ölçüde güncelliğini korumaktadır.
Edirne Saatli Medrese, Edirne Valiliği ve FSMVÜ Rektörlüğü arasından imzalanan protokole göre Fatih Sultan Mehmet Müzesi olarak düzenlenmiştir.
Evliya Çelebi izinde İstanbul. İstanbul seyahatnamesi ve rotası ve atölyeler (yazarlık-animasyon ve kısa film)
Evzâhu’l-mesâlik
"Türkiye 1918-1923 Millî Mücadele’nin Yerel Tarihleri Projesi" Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı Etkinlikleri çerçevesinde Türkiye Bilimler Akademisi himayesinde Akademi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirildi. Proje kapsamında Türkiye’nin 81 ilindeki Millî Mücadelenin tarih yazımına dair araştırma ve incelemeler yapılmış, arşiv kaynakları incelenmiş, döneme dair birincil ve ikincil kaynaklar ile görsel arşivler üzerine çalışmalar yapılmış ve 13 ciltlik bir eser ortaya konmuştur.
Vamık Şükrü Bey'in Evkaf-ı Ümem adlı 8 ciltlik eserinin tahkikli neşri
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin ulusal ve uluslararası araştırmalarda kullanılacak bilimsel tam bir neşrini eksiksiz olarak hazırlamak. Türkçe için en önemli kaynaklardan biri olan Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin bilimsel kriterlere uygun filolojik bir metin olarak mukayeseli bir şekilde tam transkripsiyonunu ve edisyon kritiğini yapmak. Dijital beşeri bilimlerin verdiği olanaklarla Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’ni dijital neşrini planlamak.