Günümüzde Türkiye’de İmam Hatip ortaokullarında, İmam Hatip liselerinde, İlahiyat fakültelerinde, Edebiyat fakültelerinin Arap Dili ve Edebiyatı bölümlerinde, Eğitim fakültelerinin Arapça Öğretmenliği programlarında, Çeviribilim veya Mütercim-Tercümanlık diye anılan bölümlerde, ayrıca çeşitli dil kurslarında Arapça öğretilmekte; fakat bütün bunların yanı sıra İslam tarihinde köklü bir geleneğe sahip olan Medrese tedrisatı çerçevesindeki Arapça öğretim faaliyetleri de varlığını devam ettirmekte, hatta devam ettirilmesi hayati bir önemi haiz olarak görülmektedir. Günümüz Türkiye’sinde klasik medrese usulüyle Arapça öğretimi yapılırken, hiç şüphesiz bu öğretim belli bir plan ve müfredat çerçevesinde yürütülmektedir. Peki söz konusu öğretim faaliyeti hangi müfredatı kapsamaktadır? Bu müfredatın Osmanlı dönemine veya daha önceki dönemlere uzanan kökleriyle ilişkisi nasıl bir keyfiyet arz ediyor? Söz konusu Arapça öğretim müfredatının Türkiye’de farklı ekolleri olduğunu söylemek mümkün müdür? Zaman zaman bu müfredata eklenen veya ondan çıkarılan eserler oluyor mu? Klasik eserlerin yanı sıra muasır eserlerin de bu müfredatta yer etmesi söz konusu mudur? Bu müfredatın tedrici tarafı nasıl vasfedilebilir? Dahası böyle bir Arapça öğretiminin devam ettirilmesi ve bu çerçevede tercih edilen müfredatın uygulanması hangi hedefleri gerçekleştirmeye matuftur? İşte bu ve buna benzer sorular, panelin konusunu oluşturmaktadır. Panelde ayrıca hem klasik medrese usulü Arapça öğretiminin müfredatı özelinde Türkiye’deki farklı ekoller arasında hem de bu müfredat ile fakülteler ve diğer kurumlarda yürütülen modern Arapça öğretiminin müfredatı arasında karşılaştırmalar yapılacak, mezkûr hedeflere ulaşma açısından bu müfredatların meziyetlerine ve eksiklerine de değinilecektir.
Yazma eserlerin tahkikine dair Abdullah Bilin'le yapılan ve youtube'tan canlı yayınlanan söyleşi. (moderatör)
Tercümenin Dil Gelişimine Katkısı
Uluslararası Arapça Günü Etkinliği İlmi Oturum Konuşması
Dijital Dönüşüm Işığında Anadili Arapça Olmayanlara Arapça Öğretimi: Tecrübeler ve Ufuklar” başlığı altında uluslararası bir sempozyum. (düzenleme komisyonu ve sunuş)
Arapça gramer dersleri
Arapça Klasik ve Modern Metin Tahlilleri
Nahivde Hadisle İstişhad Meselesi
enel olarak dinin, özel olarak da İslam’ın sanatla, edebiyatla sıkı bir bağı bulunmaktadır. Bu bağ, ikincil bir mesele olmayıp, İslam bizatihi insana bu dil vasıtasıyla ulaşmıştır. Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şerifler akla hitap ettiği kadar ve belki ondan da önce kalbe hitap etmektedir. Ayrıca İslam’ın doğuşundan bugüne asırlar boyunca edip ve şairler, halkların gönüllerini bu dil sayesinde diri tutmuşlar, çoğu zaman bu yolla kalpleri İslam’a ısındırmışlardır. Tarihten bize ulaşan birikime ve günümüz şartlarına baktığımızda, bu dilin, ihtiyaç fazlası bir lüks olmayıp aksine bir zorunluluk olduğunu kavrarız. İslami ilimlerin bu dille olan irtibatı ıskalandığında, geriye hakikatin bir türlü dile getirilemeyişinden kaynaklanan kuru akılcı tartışmalar ve sadra şifa olmayan yavan akademik çalışmalar kalıyor. Dilini kaybetmek en çok da hakikatler için üzücüdür. Bu söyleşide, din dili olarak edebiyatı, şiiri, sanatı konuştuk.