Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen illerimizin içerisinde en fazla can kaybı ve yıkımın yaşandığı bölge, merkez üssünden göreceli olarak daha uzak olan Hatay ve çevresi olmuştur. Projede bu durumun sebeplerinin araştırılması ve sonuçlarının sahada incelenmesi amaçlanmıştır. Antakya, İskenderun gibi ilçelerde yumuşak zeminin yaygın olduğu bilinmektedir. Bu bölgelerde zemin sıvılaşması ve yumuşak zeminin yapılardaki olumsuz etkileriyle sıkça karşılaşılmıştır. Ayrıca yumuşak zeminli bölgelerde kaydedilen deprem verilerinden elde edilen ivme spektrumu grafiklerinden depremin yüksek periyotlu binalar için amplifikasyona sebep olduğu gözlemlenmiştir. Saha incelemelerinden önce ayrıca fay kırığının belirli bir alana doğru ilerlemesi ile ortaya çıkan yakın fay/yönelim etkilerinin meydana gelme olasılığının yüksek olduğu düşünülmüştür. Yönelim etkisi özellikle depremin hız-zaman grafiklerinde çift yönlü itkilere, yer değiştirme-zaman geçmişlerinde ise tek yönlü atımlara sebep olabilmektedir. Bu durumda hız-zaman geçmişlerindeki atımların değeri 1m/s’ye ulaşabilmektedir. Yer değiştirme-zaman grafiklerinde ise en yüksek değerler 1.5m ve üzerinde gerçekleşebilmektedir. Ayrıca depremin ivme spektrumunda 0.6s’den yüksek periyotlar için yönelim etkisinin görülebildiği literatürdeki çalışmalardan bilinmektedir. Sonuç olarak belirtilen yakın fay etkilerinin birçok istasyondaki verilere yansıdığı anlaşılmıştır. Ayrıca depremin etkisinin büyük olmasının birçok hatalı tasarım ve imalat uygulamasından kaynaklandığı da vurgulanmalıdır.
Yapıların deprem davranışlarının belirlenmesinde kullanılan laboratuvar testleri; quasi statik, dinamik benzeri ve sarsma tablası testleri olarak gruplandırılabilir. Dinamik benzeri yöntemlerine ait araştırmalar; hibrit, coğrafik olarak hibrit, sürekli ve gerçek zamanlı gibi dallarda yoğun olarak sürmektedir. Hibrit dinamik benzeri simülasyonda, araştırılacak yapı, altyapı parçalarına bölünür. Bu altyapılardan deprem davranışı iyi bilinen, elastik sınırlarda davranan veya geometrik boyutları büyük olanlar matematiksel olarak modellenir. Deprem davranışları asıl araştırma konusu olan altyapılar ise laboratuvarda fiziksel olarak test edilirler. Hibrit dinamik benzeri simülasyonun en önemli dezavantajı, deprem davranışı incelenmek istenilen altyapının tüm yapıda çok tekrar ettiği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Test içi model güncellemeli hibrit dinamik benzeri deneyin amacı, hibrit simülasyonda fiziksel test edilen altyapıdan elde edilen sonuçlara göre matematiksel olarak modellenen altyapılarda kullanılan parametrelerin test esnasında güncellemesini yapmaktır. Bu çalışmada hibrit dinamik benzeri simülasyonda test içi model güncellemesi için yeni bir yöntem önerilmiş ve etkinliği incelenmiştir. Geliştirilen iterasyonsuz yöntem kesit seviyesinde bir model güncelleme yöntemi olup, genişletilmiş Masing modelli dönme yayları kullanmaktadır. Ayrıca quasi statik, dinamik benzeri, hibrit dinamik benzeri ve test içi model güncellemeli hibrit dinamik benzeri deney yöntemlerinde parametrik deneysel çalışmalar yapılarak, yöntemlerin etkinliği ve parametrelerin sonuçlara olan etkisi araştırılmıştır. Yapılan parametrik incelemelerde; deney tekrarlanabilirliği, monotonik ve çevrimsel yükleme, zaman adım aralığ, sönüm, yükleme hızı, başlangıç rijitliği, alfa katsayısı, tekrarlanan sayısal altyapı sayısı, ayak uzunluğu, deprem kaydı vb. etkiler incelenmiştir. Ayrıca üç farklı dinamik yükleme tipi; i) anlık sabit yük, ii) sinüzoidal yük ve iii) deprem kaydı göz önüne alınmıştır. Sonuç olarak, kurulan hibrit dinamik benzeri deney sisteminin beklenilen hassasiyette ve doğrulukta çalıştığı gösterilmiştir. Ayrıca önerilen genelleştirilmiş Masing modelli test içi model güncelleme yaklaşımının da hibrit dinamik benzeri deney yöntemini geliştirdiği ve elde edilen sonuçları gerçek duruma yaklaştırdığı gösterilmiştir. Oluşturulan sistem farklı model güncelleme alternatiflerinin incelenmesi için de uygundur. Ayrıca kurulumu tamamlanan altyapı ile coğrafik olarak dağınık hibrit dinamik benzeri deneyler de gerçekleştirilebilir.