06.02.2023 tarihinde merkez üssü Pazarcık (Kahramanmaraş) olan Mw 7.7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Yaklaşık 9 saat sonra yine Kahramanmaraş iline bağlı Elbistan ilçesinde Mw 7.6 büyüklüğünde ikinci bir deprem kaydedilmiştir. Ana şoktan sonra 3 gün içinde büyüklüleri 6’yı da içeren 1300 e yakın deprem daha kaydedilmiştir. 20 Şubat 2023 tarihinde ise merkez üssü Defne (Hatay) olan Mw 6.4 büyüklüğünde yeni bir deprem meydana gelmiş ve artçılar devam etmektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğretim üyelerinden oluşan, aralarında arama-kurtarma yetkinliği de olan ekibin yaptığı ön değerlendirmelerde, çok sayıdaki yapının yıkıldığı ve çok sayıdaki canlının enkaz altında kaldığı; hayatta kalan insanların soğuk hava koşullarında barınma, yiyecek, içecek, ısınma, ulaşım, iletişim gibi birçok sorunla mücadele ettiği tespit edilmiştir. Birçok bölgeden hissedilen ve aynı anda 10 ilimizi birden etkileyen bu büyüklükteki bir felakette, afet yönetiminin ne kadar güç olduğu gözler önüne serilmiştir. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde bu büyüklükteki afetler ile her zaman karşı karşıya kalınacağı bilinmekte ancak hazırlıklar konusunda yetersiz kalındığı anlaşılmaktadır. Bu projede, bölgede meydana gelen Kahramanmaraş depremlerinin oluşturduğu etkilerin çok disiplinli yöntemler kullanılarak araştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında, depremlerden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay ili özelinde, bölgenin depremselliği ve jeolojik durumu ortaya konularak, uzaktan algılama ve jeodezik yöntemler ile durum tespiti yapılacaktır. Depremden etkilenen ve aralarında kültür varlıkları ile barajların da yer aldığı yüzbinlerce yapıda hasar tespit çalışmaları için mevcut modeller irdelenecek; deprem sonrası geçici barınma sistemleri, hızlı-çoklu üretim teknikleri geliştirilecektir. Ayrıca, mevcut duruma yönelik yerleşime uygunluk ve planlama sürecinin değerlendirilmesi planlanan bu çalışmada, deprem bölgelerinde ulaşım hareketlilik süreçlerinin izlenmesi, içmesuyu ve atıksu altyapı sistemlerinin yönetimi, inşaat yıkıntı atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar da yürütülecektir. Proje kapsamında elde edilecek sonuçlar kullanılarak afet sonrası yönetim için yapay zeka tabanlı bir karar destek aracı geliştirilecektir.
Çalışma, mimari tasarım evrelerinde yaratıcı düşünme gücünü arttırmayı, tasarlama – pratiğe dönüştürme sürecinde ortaya çıkan açmazları mekan üretimi ile ilgili oluşturulan söylemler üzerinden yeni kılcal yollar ile aralamayı, çizgisel tarihin dönüm noktalarındaki keşiflere döngüsel olarak yeniden bakabilmeyi ve kurgulanan üçlü kodlama Metin - Eylem - Mekan okuması ile transdisipliner bir ağ kurarak mekan üretimini yeniden modellemeyi amaç edinir. Mimarlığın tüm yaratım sürecindeki sancılar kendi içinde oluşturduğu praksisinin, dönemin metinlerine ve mekanlarına sadık kaldığı gerçeği çalışmanın yönüne ışık tutmaktadır. Yaratıcı düşünmeyi arttırmanın bilinenin dışında yollarına odaklanmayı amaçlayan bu çalışmada, onu oluşturan yöntemlerin eleştirel bakışı önem kazanmaktadır. İnsan özellikle radikal değişimler konusunda tutucu bir varlık olarak, yeni bir yaratım sürecinde geçmişin takıntısından kurtulamayan benzer nitelikte öneriler sunmayı tercih eder. Yaratım süreçlerindeki açmazlar ise bu sürecin olağan sonuçları olarak; üretimde benzetme, ilişkilendirme, özdeşleştirme vd. gibi kavramları meydana getirmeye başlar. Özgün değerlerinin yitirildiği ve açmazların oluşturduğu bu tarz problemleri çözümlemeye çalışmak onu önce tanımlamaktan sözgelimi anlamaktan geçmektedir. Çalışmanın ilk aşaması yaratıcılığın ve onu oluşturan alt kavramların açıklanması ile yapılır. İkinci aşamada Metin – Eylem - Mekan trilojisindeki kavramsal haritalamaların çıkarılması ve bu terimlerin eş anlamlarının çıkarılıp tasniflenmesi gerçekleştirilir. Üçüncü aşamada çalışma, mimarlık pratiğindeki örneklemler üzerinden kodlamaları somutlaştırarak yeni soyut açılımlar geliştirir. Sonuç aşamasında ise mekan üretimi için yeni bir okuma modeli geliştirerek transdisipliner çerçevede konuyu yeniden sorunsallaştırır, sonrasında da kendini her iki disiplin için kuramsal yeni katkılara açımlanan bir çalışmaya dönüştürür. Bu bağlamda çalışma yöntem olarak transdisipliner olarak tiyatro eğitiminde oyuncunun içsel yolculuğunu hızlandırmak için kullanılan yaratıcı bir yöntem olan Stanislavski’nin Tiyatro Oyuncusu Yetiştirme Yöntemi’nde de kullandığı “Bireysel Örnekseme Yöntemi”ni kullanır. Tiyatroda metin yazılmış ve bitmiştir. Eylemler mekanın üreticisi olarak yönetmenin liderliğinde oyuncunun bedeniyle oluşur. Benzer bir şekilde kendi mimarlık pratiğini metinler ve eylemler üzerinden kurgulayan mimarlar ve yapıları vardır. Bu iki disiplinin yer yer çakışması yer yer birbirinden uzaklaşması gerçeği, mekan üretmedeki yaratıcılığın itici güç oluşturmasına olanak vererek keşfedilmemiş alanları tarar ve yeni söylemler geliştirir.
Eğitim yapıları, çocukların gelişimini ve sosyalleşmesini etkileyen temel kurumlar olup çocukların yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye’de okul çağına gelen çocuklar, haftada ortalama 30 saat eğitim yapılarında zaman geçirmektedir. Bu süre evde veya mahalle ortamlarında geçirdikleri gündüz saatlerinden daha fazladır. Eğitim yapılarında mekanlar, çocukların yaratıcı potansiyellerini ifade etme kapasitelerini geliştirebilmeleri için destekleyici olmalıdır. Geleneksel olarak çocukların serbest bir şekilde kullanımı ve sosyalleşmeleri için tasarlanmış mekanlar olmasına rağmen yapılan literatür taraması bağlamında son araştırmaların eğitim mekanlarının tasarımının çocuklara bu alanları etkili bir şekilde kullanmaları için yeterli fırsatlar sağlamadığını ifade etmektedir. Çeşitli uluslararası çalışmalardan, çocukların alan türü ve etkinliklerde çeşitlilik eksikliğiyle eğitim yapılarında bulunan mekanlardaki alanların kullanımına dayatılan kısıtlayıcı okul kuralları gibi olumsuz etkilerin olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu araştırmalar, çocukların informel eğitim mekanlarından istedikleri gibi yararlanamadıklarını ve bu ortamların çocukların öz-yönetimli etkinliklerini yeterince desteklemediğini göstermektedir. Bu çalışmada, alfa kuşağı öğrencilerinin informel öğrenme etkinliklerini en iyi şekilde destekleyebilecek ara mekanların organizasyonunun farklı ilköğretim yapılarında öğrenmeyi ve sosyal etkileşimi nasıl etkilediği analiz edilmeye çalışılacaktır. Bu mekanların ilköğretim yapılarındaki potansiyel nitelikleri, tasarım kılavuzunda açıkça tanımlanmamaktadır. Yapılan literatür taraması bağlamında genellikle ilköğretim yapılarında formel eğitim mekanlarının araştırılmasına odaklanıldığı ancak informel eğitimi desteleyecek ara mekanlar ile ilgili sınırlı sayıda araştırma olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, çok alanlı bir nitel durum çalışması olarak planlanmaktadır. Çalışma alanı olarak toplanan veri aralığını en üst düzeye çıkarmak için, seçilen okulların farklı fiziksel düzenlere ve özelliklere sahip olmasına dikkat edilecektir. Dinamik bir ilişki içinde çoklu çevresel özelliklerin incelenmesini kolaylaştırması açısından nitel bir yaklaşımın kullanılması planlanmaktadır. Bu bağlamda incelenen çalışmalardan da faydalanarak davranış haritalama, yürüyüş turları ve odak gruplarıyla görüşme olarak üç yöntem kullanılması öngörülmektedir. Davranış haritalama, mekanların fiziksel özelliklerini ve çocukların aktivitelerini tanımlayacaktır. Yürüyüş turları ve odak grupları ile görüşmeler, çocukların bakış açılarını ifade edebilmeleri için katılımlarını önemseyen araştırma yöntemleridir. Bu çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular ile ara mekanların çevresel yani fiziksel, organizasyonel ve sosyal özellikleri çocukların bakış açısından belirlenecek ve tasarımcılara çocukların mekân gereksinimleri ve bu mekanların çevresel özellikleri arasında var olan dinamik ilişkileri hakkında bilgi vermesi planlanmaktadır. Bu çalışma kapsamında elde edilecek bulgularla oluşturulacak teorik çerçeve hakkında gelecek araştırmalara katkı sunulması düşünülmektedir.
Project CATCH-Children Architects To Create Homes was approved and start- ed to work in September 2014 with six partners under the coordina on of Tur- key with Belgium, Greece, Italy, Poland , Portugal and it was completed in Au- gust 2016. During this two-year of study, all partner schools from di erent parts of Europe implemented the 16 ac vi es which were prepared by the Academi- cians from Yıldız Technical University, Faculty of Architecture. They supported and guided all the group during the Project and contributed to the project as a Social Responsibility.
Proje Küçükçekmece İMKB Yavuz Sultan Selim Ortaokulu koordinatörlüğünde Belçika Portekiz İtalya Yunanistan ve Polonya ülkelerinden katılan okullarla birlikte yürütülmektedir Proje için danışmanlar tarafından ilköğretim öğrencilerini mimarlıkla buluşturma ve farkındalık yaratma amaçlı mimari tasarım ve kültürel mimari miras odaklı 16 etkinlik kurgulanmış ve etkinlik öncesi aktarılan teorik bilgilerin sunumları hazırlanmıştır Türkiye de ve diğer ülkelerdeki etkinlik uygulamalarının takibi ve değerlendirilmesi yapılmaktadır Koordinatör ülke Türkiye Katılımcı ülkeler İtalya Belçika Polonya Portekiz Yunanistan Proje danışmanları Doç Dr Aynur Çiftçi Doç Dr Tolga Akbulut Yrd Doç Dr Dilek Ekşi Akbulut
Proje Küçükçekmece İMKB Yavuz Sultan Selim Ortaokulu koordinatörlüğünde Belçika Portekiz İtalya Yunanistan ve Polonya ülkelerinden katılan okullarla birlikte yürütülmektedir Proje için danışmanlar tarafından ilköğretim öğrencilerini mimarlıkla buluşturma ve farkındalık yaratma amaçlı mimari tasarım ve kültürel mimari miras odaklı 16 etkinlik kurgulanmış ve etkinlik öncesi aktarılan teorik bilgilerin sunumları hazırlanmıştır Türkiye de ve diğer ülkelerdeki etkinlik uygulamalarının takibi ve değerlendirilmesi yapılmaktadır Koordinatör ülke Türkiye Katılımcı ülkeler İtalya Belçika Polonya Portekiz Yunanistan Proje danışmanları Doç Dr Aynur Çiftçi Doç Dr Tolga Akbulut Yrd Doç Dr Dilek Ekşi Akbulut